SUUDİ ARABİSTAN’DAKİ OPERASYONLAR…

Muzaffer DELİGÖZ
Eastern News Agency – ENA
09.11.2017 01,25

04.11.2017 Cumartesi gecesi Suudi Arabistan’da birçok kişinin gözaltına alınmaya başladığı haberleri geldi. Pazartesi günü açıklama yapan Suudi Arabistan Başsavcılığı; Kraliyet Ailesi’nden onlarca ismin, bakanın ve işadamının yolsuzlukla mücadelede sebebiyle “yolsuzluk ve rüşvet iddiasıyla” gözaltına alındığını duyurdu. Gözaltına alınan 11 prens, şu an görevde bulunan 4 bakan ve 38 eski bakandan başka; Bakan, Kumandan ve yüksek dereceli memurlardan bazıları, Kraliyet Kararnamesi ile görevden alındılar. Başsavcının bildirdiğine göre;”bu sadece bir başlangıç” tı..
Gözaltına alınanlar Ritz Carlton’ın Riyad’daki Lüks otelin büyük salonlarında yer yataklarında kalıyorlar. Otel, şimdi lüks bir hapishane olarak hizmet veriyor.

8.11.2017 Çarşamba günü “yolsuzluk soruşturması“ kapsamında toplam 208 kişinin gözaltına alındığı ve yapılan soruşturmalar neticesinde haklarında yeterli delil bulunamayan 7 kişinin serbest bırakıldığı” Savcı tarafından açıklandı..

Suriye Bugünkü Duruma Nasıl Düştü?

MUZAFFER DELİGÖZ’ den AÇIKLAMA:

Bir süre Yazı İşleri Müdürlüğünü yaptığım İTTİHAD Gazetesinin Nisan 1969 da ek olarak yayınladığı (..Ve Suriye bugünkü duruma nasıl düştü? – İŞTE ACI HAKİKAT) broşürünü günün aktüalitesine uygunluğu sebebiyle yayınlıyorum.

—————————————————————————-

Yazan: Salih Özcan

Sene 1967.. Arafat’tan Müzdelife’ye gittik. Diğer dini vazifelerimizi tamamladıktan sonra ifâza tavafımızı yaptık ve 3 gün kalacağımız Mine’ye döndük. BUrada geceleri vaktimizi sohbetlerle geçiriyorduk.Bu sohbetler benim tabirimle (Mine Geceleri) ismini almaktaydı.

Bizi tanıyanlar yatsı namazından sonra kaldığım otele gelirlerdi. Otelin kapısı önünde oturur, muhtelif mevzular üzerinde sohbetler yapardık.

Bayramın ikinci günü yatsı namazından sonra bermutad otelin önünde oturuyorduk. Mecliste bulunan kırk elli kişinin içinde Suriye eski Reisicumhuru Nazım el Kudsi, eski Başvekillerden Dr. Maruf el Devalibi, Suriye’nin eski Maliye Vekili ve devlet ricalinden birçok kimseler de vardı.Yine Suriye’nin meşhur fabrikatör ve tüccarlşarından 15 kadar kimse de mevcuttu.

Konuşmalar sırasında ben ortaya bir sual attım:

-Suriye bugünkü feci duruma neden düştü?

BU sualimi eski Başvekillerden DR. Maruf el Devalibi cevaplandırmak isterken, orada bulunan, aslen Halebli tanınmış büyük bir fabrikatör ve eski bir milyarder olan El Hariri:

– Müsaade ederseniz bunu ben cevaplandırayım

dedi. Memnuniyetle kabul edildi. Biz de cevabı dikkatle dinlemeye hazırlandık.

Milli Nizam Partisi’nin (MNP) Kuruluşu

Muzaffer Deligöz
Gazeteci-Yazar

12 Şubat 2008

A.Tevfik Paksu

A.Tevfik Paksu, AP Maraş Senatörü olarak Parlamentoda bulunduğu sırada yeni bir Parti kurma fikrini çevresindekilere devamlı telkin ediyordu. Bu konuda en yakın arkadaşı da AP Adana Milletvekili Hasan Aksay idi. Bu çalışmaları sonucu Meclisteki dindar ve milliyetci milletvekillerinden 12-13 kişilik bir grup oluşmuş idi.Yıl; 1966-67 sıralarıydı. ”

“Artık mason tasallutundan kurtularak fikirlerimizi rahatca açıklayacak bir partimiz olsun”

diyorlardı. Bu konuda zaman zaman evlerde toplantılar yaptılar. Yapılan toplantılardan birinde; kurulacak Partinin isminin Milli Nİzam Partisi olması kararlaştırıldı. Tüzük hazırlamaları için de bazı milletvekillerine görev verildi. Başkanlığına da Demirel hakkında Gensoru önergesi veren Prof.Dr.Osman Turan’ın getirilmesi kararlaştırıldı.

Prof.Dr.Osman Turan

Burada şunu hatırlatmam gerekiyor. BU Milli Nİzam Partisi, 1970 de Erbakan ile kurulan MNP ile ilgisi yoktu. Sadece sonradan kurulan partinin ismi de MNP oldu.

Barzani İçin Bundan Sonrası ?.. -1-

Muzaffer DELİGÖZ
Eastern News Agency – ENA

Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) Kuruluşu:
Irak anayasasına göre Kuzey Kürdistan Bölgesel Yönetimi özerk bir yapıdır. Parlamentosu, başbakanı, bakanları, ayrı bayrağı vardır ve dünyada da bu şekilde tanınıyor.

Mesut Barzani; komşularının bütün ikazlarına rağmen, İsrail ve ABD ile yaptığı görüşmelerden, kendisine yardım edileceğini çıkararak, referandumu yaptı ve bölgenin can damarı olan Kerkük’ü; hem PKK, hem de Peşmergelerle kontrol altına aldı.

Al-Arabiya Tv. verdiği röportajda söylediği gibi; Kerkük’teki 3-5 Türkmen için Türkiye’nin herhangi bir müdahalede bulunmayacağına inandı. Kendisine ve peşmergelere (Peşmergenin kelime anlamı ÖLÜMÜ GÖZE ALAN’dır. –Kürtçe: Pêşmerge-) o kadar güveniyordu ki, “eğer Türkiye Kerkük’e yardıma gelirse, kendisinin de Türkiye’deki 30 milyon Kürt için Diyarbakır’a geleceğini” tv. proğramında söylüyordu.

2004 de Kobani, 2014 de Suriye topraklarında DEAŞ ile savaşmaya giden PKK ve Peşmergelerin kaçarak Kuzey Irak’a döndüklerini unutan Barzani; “Türkiye’nin ne askeri gücünden, ne de diplomatik gücünden korkmadığını” söyleyebiliyor.

Bir Türkmen Milletvekiline göre; “Barzani ve ortakları petrol ihracı ve dış dünyaya açılan alternatif kapı olarak Kerkük, Erbil Haseke ve İdlib hattından Akdeniz koridorunu planladı.” Ancak Afrin-Haseke ve Afrin-Lazkiye bağlantısı, Türkiye’nin Fırat Kalkanı Harekatı ile kesintiye uğradı.

Bölgesel yönetimde gerçekleşen günlük petrol ihracatı 50 bin ile 150 bin varil arasındadır

Referandum sonrası; Irak Ordusunu Kerkük’e sokmamak için giden Peşmergenin başta komutanları olmak üzere ağlayarak kaçtıkları basına yansıdı. Bu kondaki bir videoyu seyredebilirsiniz : (https://youtu.be/6p-M5K47I8E) veya (https://youtu.be/0tGG_QNjP9g)

ABD Başkanı Clinton’un TBMM’deki konuşması…

Sayın milletvekilleri, dost ve müttefikimiz Amerika Birleşik Devletlerinin Sayın Başkanı William Jefferson Clinton, Meclisimizi teşrif etmişlerdir. (Ayakta alkışlar)
Sayın Başkana, Yüce Heyetiniz adına hoş geldiniz diyorum.

Buyurun Sayın Başkan.

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ BAŞKANI WILLIAM JEFFERSON CLINTON – Değerli Meclis üyeleri, benim ve ailem için ve delegasyonumuz için, bu Meclisin önünde bulunmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum ki, bu, Türk egemenliğinin temsili olan bir Meclistir ki, arkamda yazılı kelimelerin de belirttiği gibi, bu “egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.” (Alkışlar)

Cumhurbaşkanı’nın Hükümlüleri Af Yetkisi

Hapishanedeki 300 teröristin Cumhurbaşkanınca hastalık sebebiyle affedilmesi sebebiyle Cumhurbaşkanı’nın hükümlüleri af yetkisi konusunda 8/2004 yılında Cumhurbaşkanlığına sorduğum soruya gelen cevabı aşağıya alıyorum. Ancak daha önce şu hususları dikkatinize sunmek istiyorum:
a- Mahkumlar nereye başvurursa vursunlar, talep C.Baş Savcılığına gönderilir.
b- Mahkumun sağlık durumunu kontrol ve rapor vermek Adli Tıp Kurumuna değil, Başsavcının gönderdiği Devlet Hastanesidir.
c- Adli Tıp Kurumu sadece, gelen raporun “Cumhurbaşkanının af etme yetkisi içinde olup olmadığını” inceler. Asla Mahkumu görmez.
d- Dosyanın Adalet Bakanlığına gelmesi sadece ast-üst meselesidir. Yani C. Baş Savcısı dosyayı doğrudan C. Başkanlığına gönderemez, Adalet Bakanlığı yoluyla gönderir. Adalet Bakanlığının sadece evrakların tam olmasını inceleme hakkı vardır.
c- Anayasa’mızın 87. maddesine göre “GENEL VE ÖZEL AF İLANI” sadece TBMM ne, 104/24 md. göre sadece “Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak..” Cumhurbaşkanına aittir. Af konusunda Adalet Bakanlığını görevli kılan ne bir yönetmelik ne de bir kanun mevcuttur.

SORUMA CUMHURBAŞKANLIĞINDAN GELEN CEVAP:

Okumak İstediğinizin Üzerine Tıklayın…

(Satır üzerine tıklayarak okuyunuz)

M.KEMAL’İN ASKERİN SİYASETE KARIŞMA KONUSUNDAKİ GÖRÜŞÜ

Clinton’un TBMM Konuşması

TÜRKLER TEKRAR TARİH SAHNESİNDE..

SAYIN BAŞSAVCI HANGİ DEVRİM KANUNUNDA BAŞÖRTÜ YASAĞI VAR?

MUSTAFA KEMEL’İN CENAZE NAMAZI KILINDI MI?

SON TERÖRİST KAÇ YÜZYIL SONRA ÖLDÜRÜLECEK?

TERÖRLE MÜCADELE KONUSU

AK PARTİ İLE TÜRKİYE NEREYE GELDİ?

TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?

BEDİÜZZAMAN’A ATILAN İFTİRA !..

USAME BİNLADİN ÖLDÜRÜLDÜ

MNP’nin KURULUŞU

MNP 1.BÜYÜK KONGRESİ

TÜRKİYE’NİN BÖLÜNMESİNİ HEVESLE BEKLEYENLERE..

ADAMIN BİRİ BAĞIRIYOR: UYAN !..UYAAAAAAAN..

Atatürk’ün cenaze namazı neden camide kılınmadı?

AVRUPA PARLAMENTOSUNUN GLADYO’YA İLİŞKİN KARARI

YEMİN KRİZİNİN EN KOLAY ÇÖZÜM YOLU

KENDİNİ DARI ANBARINDA SANANLARA

ERBAKAN RABBİNE YÜRÜDÜ
MERHUM ESAD ÇOŞAN HOCA EFENDİ İLE BİR HATIRA

TÜRKİYE’DE YAPILABİLECEK YATIRIMLAR

BİR PEYGAMBER SEVDALISI: PROF.DR.İBRAHİM CANAN (MERHUM)

AZERBAYCAN’IN TÜRKİYE’YE YAPTIĞI

Açılımdaki tavrı CHP’in tabiatı gereğidir…

G. KURMAY BAŞKANINDA OLMAYAN DOKUNULMAZLIK ER’DE VAR

Saltanat-Fes-Osmanlı

Bediüzzaman, 2.Abdülhamit’in varislerinden Helallik aldı mı?

Yüzünüz kızaracak mı ?

ÖZALP’te 33 kişinin Kurşuna Dizilmesi

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığının bir ayıbı..

Anayasa’nın Değiştirilemez Maddeleri

ERGENEKON’UN NİHAYİ HEDEFİ NEDİR ?

ALİ GÜRBÜZ – Bir İsimsiz Kahraman

Haber7.com da UĞUR İLYAS CANPOLAT’ın Muzaffer Deligöz ile röportajı

Kaç Kişisiniz ?

Koca Müftü ve Karıncalar

Krizden Çıkış Yolu

Aklı selim ile düşünmek..

Tv. dan yapılan Millete Sesleniş Konuşması

Yeşil Sermayeden Alış-Veriş Yapın

Merkez Bankası Milli Bir Banka mı ? Ortakları Kim ?

Mustafa Kemal, İnkilab Kanunları ve Örtünme

C.BAŞSAVCILIĞINA SUÇ DUYURUSU

Said Nursi’nin Varisinden Açıklama..

DTP, Bediüzzaman’ın mezarını öğrenmek istiyormuş !..

400 Yıl Önce Ödenen Bedel

Anayasa ve Inkılap Kanunları

Kur’an’dan Dualar

Hac’dan geldiği iddia edilen mail

Ercüment Özkan ve Mealcilik

Atatürk ve Din

TBMM’de Cumhuriyetin İlân Müzakereleri.

Muzaffer DELİGÖZ
Eastern News Agancy (ENA)

Birinci Dünya Harbinden yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğunun toprakları Avrupa Devletlerince işgal edilmişti. İşgali kabul etmeyen Türk halkı, bütün Anadolu’da işgale karşı şavaşmaya başlamıştı. Mustafa Kemal’in Anadolu’da bulunan Ordu’ların başına geçerek bu direnişe öncülük etmeleri ve yön vermesi sonucu; yenilen İmparatorluğun küçük bir bölümü, aynı düşmanı ülkesinden çıkarma noktasına gelince; Avrupa Devletleri, Osmanlı Hükümeti ile yaptığı SEVR Anlaşmasını bir kenara bırakıp, yeni galiplerle Lozan’da masaya oturmuştu.

Lozan’da TBMM Hükümeti temsilcileri ile 24. Temmuz.1923 de anlaşma imzalandı. Lozan, Osmanlı yerine, yeni bir Devletin doğması anlaşması idi.

23 Nisan 1920’den beri Türkiye’yi idare eden Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti, millî egemenlik esasına dayanıyordu. Bu, adı konulmamış bir cumhuriyet yönetimiydi. 20 Ocak 1921 tarihli anayasada “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir.” deniliyordu. Yeni rejim; ilân edilmemiş bir cumhuriyeti gösteriyordu. Bunu yasalaştırmak için; 1921 Anayasası’nın bazı maddelerini değiştirerek “Türkiye Devleti’nin hükümet şekli cumhuriyettir.” hükmü TBMM’de yapılan müzakerelerden sonra alkışlarla kabul edilerek, cumhuriyet ilân edildi. (29/30 Ekim 1923 gecesi saat 20.30)

15 dakika sonra, yani 20.45’te Cumhurbaşkanı seçimi yapılarak mevcut 158 üyenin ittifakı ile Gazi Mustafa Kemal Cumhurbaşkanı seçildi.

TBMM nin 29.Ekim.1923 Pazartesi günü ve 43. Birleşiminde kabul edilen Cumhuriyet’in TBMM deki müzakerelerini meclis zabıtlarından alarak aşağıda veriyoruz:

Osmanlı Zamanında Musul ve Kerkük

Hazırlayan:
Muzaffer DELİGÖZ
Eastern News Agency (ENA)

Musul’un Fethi

Hz. Ömer’in halifeliği zamanında, sahabeden Ebu Ubeyde b. El-Cerrah; Şam, Diyarbakır, Mardin, Habur, Resulayn bölgelerini fethetti. Kuzeye gönderilen İyaz b. Ganim El-Eşa’ri de; Erzurum, Bitlis, Siirt, Hakkâri ile Eşeb Kalesi’ni ve Akra, Hasankeyf ‘i fethetti. Musul ahalisine hitaben gönderdiği bir mektup ile İslamiyet’e davet etti. Musul ahalisinin gelen mektubu kabul etmemeleri üzerine, Ömer b. Handef’in kumandası altında yüz kişilik bir askeri kuvveti Musul üzerine gönderdi.

Ömer b. Handef Musul’a ulaştığında, İslamiyeti kabul etmelerini tekrar istedi. Ancak Musul halkı kabul etmemekte ısrar etmeleri üzerine; sadece, mallarını ele geçirdikten sonra, geri döndü. Musul ahalisi onları takip ederek yolda yakalayıp mallarını geri aldılar ve Ömer b. Handef ‘i şehit ettiler.

Bu olaydan haberdar olan Iyaz, bulunduğu yerden hareket ederek Musul Vadisine vardı ve Halid b. Velid kumandasında yeterli miktarda bir kuvvet sevk etti. Kanlı bir muharebeden sonra Musul fethedildi.

Rahmetli Ahmet Tevfik Paksu’dan

AHMET TEVFİK PAKSU
Kahramanmaraş eski SEnatörü, Kahramanmaraş eski Milletvekili ve Çalışma Bakanı

1926 Kahramanmaraş doğumlu olan Ahmet Tevfik Paksu, 1966 senato seçimlerinde Kahramanmaraş’tan Cumhuriyet Senatörü seçildi. 26 Ocak 1970’te kurulu Milli Nizam Partisi’nin; merhum Necmettin Erbakan ile birlikte kurucular kurulunda yer aldı. Partinin kapatılmasından sonra Ahmet Tevfik Paksu, kurulan Milli Selamet Partisi’nde de yer aldı. 1973 seçimlerinde Kahramanmaraş’tan milletvekili seçilen Ahmet Tevfik Paksu, 31 Mart 1975’te kurulan hükümette Çalışma Bakanı oldu.
1983’te kurulan Faisal Finans’ın kurucuları arasında yer aldı.
Aynı zamanda şair ve yazar olan Ahmet Tevfik Paksu, Aruz vezni ile yazdığı şiirler çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlandı. Şiirlerinin bir kısmını bir kitapta topladı.

Şiirlerinden birkaç tanesini aşağıya alıyorum: