Barzani İçin Bundan Sonrası ?.. -1-

Olayların bu hal alması üzerine; IKBY Başkanı Mesud Barzani’nin görevinden istifa ettiğini açıkladı. İstifa üzerine toplanan Meclis istifayı kabul etti. Barzani’nin yetkilerinin hükümet, Parlamento ve Adalet Konseyi’ne devredilmesi Meclis’te yapılan oylamada oy çokluğuyla kabul edildi (29 Ekim 2017)

Aslında Görev süresi Ağustos 2015’te dolmasına rağmen parlamentoyu kapatarak IKBY Başkanlığı koltuğunda oturan Mesud Barzani; yeğeni Neçirvan Barzani’yi Başbakanlık yaparken, büyük oğlu Mesrur Barzani’yi de istihbarat ve silahlı kuvvetlerin komutanlığına getirdi. Böylece Barzani; siyasi rakibi olan Talabani Ailesi’yle birlikte petrol zengini olan bölgenin yönetim ve ekonomisini elinde tutuyor.

İstifa üzerine; Mesut Barzani’nin Yasal dokunulmazlığı kalkmış oluyor. Bu durumu nazara alan Irak Yargı Şurası; Barzaniyi ‘komplo kurmak, ulusal serveti çalmak, güvenlik güçlerine karşı silah kullanmak ve yargı tarafından aranan kişileri barındırmak’ gibi suçlamalarla Mahkemeye çıkarmak için karar vermeye hazırlanıyor. Barzani’nin tutuklanması ise, ancak Yargı Kararı ile olabiliyor.

Barzani’yi tanıyanların kanaatına göre; Barzani; mahkemeye çıkarılmaya, özellikle de tutuklanmaya karşı tedbir alacaktır. Zira, Barzani partinin Başkanlığından istifa etmiş olsa bile; Barzani aşiretinin liderliğini bırakmış değil. Mahkeme ve Tutuklanma hem aşiret arasında hem de Kürtler arasında iyi karşılanmayacaktır.

Diğer taraftan, Kuzey Irak’ın Bölgesel özerkliğini almasından bu yana Barzani ailesi; Petrol gelirleri ile Kuzey Irak’a iş yapmaya gelen firmalardan aldıkları % 10-15 arası komisyonlarla oldukça büyük bir malvarlığına sahip oldu. Yeterli açık veri olmadığından Barzani aşireti üyelerinin servetlerini hesaplamak imkansız olsa da, Mesrur Barzani’nin ABD’de 10 milyon dolara lüks bir daire aldığı, kardeşi Mansur Barzani’nin ise Dubai’de bir kumarhanede bir gecede 3.2 milyon dolar kaybettiği geçen yıl haber olmuştu. Bu konuda basında birçok haber de çıkmaya devam ediyor.

“2012-2017 yılları arasında Irak’ın kuzeyindeki 45’ten fazla petrol kuyusunu işgal eden Mesud Barzani, Habur Sınır Kapısı, Korek Telekom, doğalgaz-petrol gelirleri ve merkezi hükümetten aldığı payları şahsi servete dönüştürdü. Barzani’nin malvarlığının 55 milyar doları bulduğu belirtiliyor.” (a Haber)

Barzani’nin Türkiye, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Kıbrıs ve İngiltere gibi ülkelerde ciddi yatırımları bulunduğunu dile getiren Kuzey Iraklı bir kaynak, aşirete direkt veya dolaylı bağlı şirketlerin denizcilik, lojistik/taşıma, gıda, madencilik, inşaat ve petrol ticareti başta olmak üzere birçok sektörde faaliyet yürüttüğü bilgisini verdi. Eski bürokrat, Türkiye sınırındaki Habur ve İran’a açılan Başmak kapılarının aşiret için petrol kadar önemli gelir kaynağı olduğuna da işaret ederek “Erbil, bir mafya düzeni kurarak tüm kazanımları bir tek kişide topladı” diye konuştu.

Bu haberi doğrulayan birçok bilginin Basına yansımasına göre; “Gıda, inşaat, tarım, lojistik ve akaryakıt alanında 400’den fazla firma doğrudan Barzani sermayesiyle hayata geçti. Gaziantep’te ise aynı kapsamda faaliyet gösteren işletme sayısı 250’den fazla. Organize sanayi ve serbest bölgelerde kurulan ve Barzani kontrolünde ticaret yapan firmalar, devlet teşviklerinden yararlanma konusunda da ön sırada. Gaziantep ve Mersin’de Barzani desteğiyle onlarca fabrika kuruldu.” (Haber Gazetesi)

Yeni Şafak’a bilgi veren Kürt asıllı Iraklı eski bir bürokrat, “Barzani’nin kendisi, oğlu, kardeşleri ve yeğenlerinden ibaret bir derebeylik düzeni kurduğunu ve göstermelik ihdas edilen Maliye Bakanlığı kurumuna rağmen tüm gelirlerin Barzani’ye ait şahsi hesapta tutulduğunu” söyledi. Hiçbir denetime tabi olmaksızın 1992 yılından buyana aşiretin olağünüstü zenginliğe sahip olduğuna dikkat çeken Iraklı eski bürokrat, “Erbil’de insanların hayat standartı yıllar boyu sabit kalırken aşiretin gelirlerinin ise ters yönde büyüdüğüne” dikkat çekti.

Bu eski bürokrat, “bir dönem Maliye Bakanlığı yapan Rebaz Hamlan’ın bile sözkonusu yasadışı faaliyetlerden rahatsız olup isyan ettiğini” hatırlattı. Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’nde Maliye Bakanlığı görevinde bulunan Hamlan’ın, “hükümete gelmesi gereken tüm paraların Barzani hesabına yatmasından” dolayı ve kazanılan paranın altyapı yatırımlarına harcanmaması nedeniyle Barzani’ye karşı bayrak açtığını bildirdi. “Barzani, kendi aşiretini zenginleştirirken bölge halkını 1991 öncesinden daha fazla fakirleştirdi” ifadelerini kullandı.
Barzani’nin serveti hakkında Sözcü Gazetesinde 27.09.2017 de çıkan bir haberde; “Barzani’nin toplam servetinin 10 milyar doların üzerinde olduğunu söyleyebiliriz. Bu servetin Türkiye’de bazı ortaklar aracılığıyla işletildiği ve başka isimlerin üzerinde gözüktüğü de artık bugün bilinen bir gerçektir. Barzani’nin kalbi Mersin Limanında atmaktadır. Irak Halkının gerçek sahibi olduğu petrolü Türkiye üzerinden satmakta, gelirlerini ise merkezi hükümete aktarmamakta ısrar etmektedir“ denilmektedir.

Yazar: Muzaffer Deligöz

Aslen Kastamonu/Araç’lı olan Muzaffer Deligöz, 25.05.1940 tarihinde doğdu. Orta Okulu Araç’ta, Liseyi Kastamonu’da bitiren Muzaffer Deligöz, 1960 yılında Ankara Hukuk Fakültesine kaydoldu. Bu sırada Ankara’da gazeteciliğe başladı. 1963 yılında “İHLAS”, “Kitap Dünyası” “UHUVVET” Gazetelerinde görev aldı. Daha sonra 1964 de İzmir’de “ZÜLFİKAR” Gazetesinde çalıştı. Bu sırada Korgeneral Faruk Güventürk hakkında yayınladığı yazılar sebebiyle 3 ay Cezaevinde kaldı. Generaller, Muzaffer Deligöz’ü Hukuk Fakültesinde öğrenci olmasına rağmen askere sevk ettirdi. Bu sebeple askerliğini Yedek Subay Öğretmen olarak Turgutlu’da yaptı. Askerlik sırasında İlahiyat Fakültesine kaydoldu. Askerlik sonrası Ankara’ya gidince; İstanbul’da yayınlanan “İTTİHAD” Gazetesinin önce meclis muhabirliğini, daha sonra da Ankara Büro Şefliği yaptı. 1968 de İstanbul’a yerleşerek, İttihad Gazetesinin Yazı İşleri Müdürlüğü görevini üstlendi. 1968 Haccında İttihad Gazetesinin Türkçe/Arapça Nüshasını Mekke’de neşrederek bir ilke imza attı. İttihad Gazetesindeki ihtilaflar sebebiyle gazeteden ayrılınca, ”Doğu Haber Ajansı- Eastern News Agency” adıyla Ortadoğu haberleri Türk Basınına veren bir Haber Ajansı kurdu (1970). Kesintilerle devam eden ajans halen Ortadoğu’dan Ekonomik haberler vermekte. 1968 de Milli Türk Talebe Birliğinin Basın-Yayın Müdürlüğünü de yapan Muzaffer Deligöz, görevde kaldığı sürece “Milli Gençlik Dergisi”ni de yayınladı. 1971 de Diyanet İşleri Başkanlığı Basın Bürosunda görev alan Muzaffer Deligöz, “Diyanet” Dergisi ile “Diyanet” Gazetesinin ilk çıkışlarında görev aldı. 1973 de yayın hayatına giren “Milli Gazete”nin kuruluşunu ve İlk Yazı İşleri ve Genel Yayın Müdürlüğünü yaptı. 1981 tarihinde Suudi Arabistan’a giden Muzaffer Deligöz, 1981-1992 yıları arasında Suudi Tanıtma Bakanlığının ve Türk Elçiliğinin akredite ettiği gazeteci olarak çalıştı. Bu süre içinde; İslam Haberler Ajansının Türkiye temsilcisi ve Doğu Haber Ajansı olarak İslam Ülkeleri haberlerini Türk gazetelerine gönderdi. Yine bu süre içinde Türk için Hac süresinde yayınlanan “TÜRKÇE GAZETE” yi 6 yıl Türkçe olarak çıkardı.. 1992 yılında Türkiye’ye döndükten sonra çeşitli çalışmalar yapan Muzaffer Deligöz; 6 yıl “ÜSKÜDAR Fm” Radyosunun Danışmanı, 1 yıl da “Radyo Çağ”ın Genel Müdürü olarak görev yaptı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.