Milli Nizam Partisi’nin (MNP) Kuruluşu

Çalışmalar ilerledikce, böyle bir partinin kurulacağı şayiaları da yayılmaya başladı. Demirel ile arası açık bulunan Celal Bayar da bu parti kuruluşunu duymuş. Osman Turan beye birini göndererek ”

“Parti kurma çalışmanızı destekliyorum. Maddi olarak da ne gerekirse yaparım.Devam edin. Yalnız benim arkadaşlarımdan birini de aranıza alın”

diye haber göndermiş. Ben bunu Rahmetli Ahmet Tevfik Paksu Ağabeyden bizzat duydum.
Adana Mv. Hasan Aksay

Osman Turan; Tevfik Beyle, Hasan Aksay’ı çağırmış. Celal Bayar ““her türlü yardımı yaparım ama, benden de birini alın” diyor. ““Ben bunu kabul edemem. Biz masonların tasallutundan kurtulalım derken en büyük mason bizimle olmak istiyor. Ne yapalım?”” ““Bu parti işini şimdilik tehir edelim, Celal Bayar’a da bunu duyuralım”” kararını almışlar.

Ben buna 1.MNP çıkışı diyorum. 2.MNP çıkışında da çok kişinin bilmediği önemli olaylar var.

A.Tevfik Paksu ve Hasan Aksay, yeni bir Parti kurma fikrinden vazgeçmemişlerdi; çevresindekilere devamlı parti kurmayı telkin ediyorlardı.. Bu telkinlere karşı, Rahmetli Necmettin Erbakan’ın da dâhil olduğu bir kısım siyaset adamı, parti kurma yerine AP veya MHP içinde çalışma yapılması fikrine kani idiler.

Bu konuları görüşmek üzere, A.Tevfik Paksu’nun evinde devamlı toplantılar yapılıyordu. Bu toplantılara çeşitli partilerde bulunan muhafazakâr milletvekili ve senatörler katılıyorlardı. Hatırladığım kadarı ile; Necmettin Erbakan(Konya), Hasan Aksay(Adana-AP), Süleyman Arif Emre (Adıyaman-YTP Genel Bşk.Yrd), Fehmi Cumalıoğlu (Kayseri MP) Mevlüt Yılmaz (Balıkesir-AP), Arif Hikmet Güner (Kırklareli-AP), Aslan Topçubaşı (Çorum-AP), Cemal Külahlı(Bursa-AP), Mehmet Turgut (Bursa-AP), Bahri Dağdaş (Konya-AP-Tarım Bakanı), İsmail Hakkı Yılanlıoğlu (Kastamonu-MHP) Hüsamettin Akmumcu (Isparta AP), Vehbi Sınmaz (Manisa -AP) Hüseyin Abbas (Tokat-AP), Ali Demirel (Süleyman Demirel’in kardeşi), O.Yüksel Serdengeçti, Hasan-Mehmet Armutcuoğlu Kardeşler (Müteahhit), Mehmet Satoğlu (Müteahhit), Ahmet İhsan Genç (Yazar) gibi birçok kişi zaman zaman gelmekte idiler.

Ekrem Bedük-Gazeteci

Tevfik Bey çocuklarını Maraş’tan getirmediği için evinde iki gazeteci, Ben ve Ekrem Bedük ile beraber kalıyordu. Bu bakımdan bütün toplantıları biz de takip edebiliyorduk.

Isparta Mv.Hüsamettin Akmumcu

Bu toplantılara gelenler bazıları Yeni Parti kurmak yerine, milletvekillerinin birlikte hareketini savunuyorlardı. Toplantıya gelen Risale-i Nur talebeleri; M. Tevfik Paksu-Hüsamettin Akmumcu-Hüseyin Abbas-Hasan-Mehmet Armutcuoğlu ve A.İhsan Genç yaklaşan seçimler sebebiyle acilen yeni bir parti kurulmasını istiyorlardı. Necmettin Erbakan ise; parti kurmak yerine AP de birlikte hareket edilmesine taraftardılar.

Y.Müh.Hasan Armutcuoğlu

Sayın Erbakan’ın MNP de önde görülmüş olması sebebiyle çok kişi bu iddiama itiraz edebilir. Ben de o kişilere şunu soruyorum:
Sayın Erbakan eğer parti kurma fikrinde olsa idi; AP den milletvekili olmak için müracaat eder miydi? Partiyi kurup, seçime müstakil olarak girenlerden Milletvekili olanların bu partiye iltihak etmeleri mümkün iken, Partiyi kurmadan Müstakiller Hareketi niçin başlatıldı? Sayın Erbakan’ın, yakın bir süre önce Odalar Birliği hadisesi yaşanmışken Demirel’in kendisini kabul etmeyeceğini bilmesi gerekemez miydi? Parti kurma fikri olan kişi, partisini seçime yetiştirir, en azından seçim sırasında millete mesajlarını verebilirdi. Sayın Erbakan bu yolu neden tercih etmedi?


Bana göre; yukarıda söylediğim gibi Sayın Erbakan parti kurularak muvaffak olunacağına inanmıyordu. Bu sebeple de parti kurma yerine mevcut partiler içinde çalışmayı tercih ediyordu. Bunun için Demirel veya Türkeş’in partisine katılarak milletvekili olabileceğini sandı. Demirel’in haberi olmadan Bahri Dağdaş’ın yardımı ile Konya teşkilatı tarafından üye yapıldı ama, Genel Merkezce veto edildi.

Bir kişi kuracağı partinin muvaffak olmasına inanıyorsa; gider rakibi olan ve kendisini sevmediği olaylarla sabit olan kişilerin Genel Başkan olduğu partiye müracaat eder mi ? Eğer o parti başkanı da O’nu içeri alırsa siyasetçi kabul edilebilir mi ?

Yazar: Muzaffer Deligöz

Aslen Kastamonu/Araç’lı olan Muzaffer Deligöz, 25.05.1940 tarihinde doğdu. Orta Okulu Araç’ta, Liseyi Kastamonu’da bitiren Muzaffer Deligöz, 1960 yılında Ankara Hukuk Fakültesine kaydoldu. Bu sırada Ankara’da gazeteciliğe başladı. 1963 yılında “İHLAS”, “Kitap Dünyası” “UHUVVET” Gazetelerinde görev aldı. Daha sonra 1964 de İzmir’de “ZÜLFİKAR” Gazetesinde çalıştı. Bu sırada Korgeneral Faruk Güventürk hakkında yayınladığı yazılar sebebiyle 3 ay Cezaevinde kaldı. Generaller, Muzaffer Deligöz’ü Hukuk Fakültesinde öğrenci olmasına rağmen askere sevk ettirdi. Bu sebeple askerliğini Yedek Subay Öğretmen olarak Turgutlu’da yaptı. Askerlik sırasında İlahiyat Fakültesine kaydoldu. Askerlik sonrası Ankara’ya gidince; İstanbul’da yayınlanan “İTTİHAD” Gazetesinin önce meclis muhabirliğini, daha sonra da Ankara Büro Şefliği yaptı. 1968 de İstanbul’a yerleşerek, İttihad Gazetesinin Yazı İşleri Müdürlüğü görevini üstlendi. 1968 Haccında İttihad Gazetesinin Türkçe/Arapça Nüshasını Mekke’de neşrederek bir ilke imza attı. İttihad Gazetesindeki ihtilaflar sebebiyle gazeteden ayrılınca, ”Doğu Haber Ajansı- Eastern News Agency” adıyla Ortadoğu haberleri Türk Basınına veren bir Haber Ajansı kurdu (1970). Kesintilerle devam eden ajans halen Ortadoğu’dan Ekonomik haberler vermekte. 1968 de Milli Türk Talebe Birliğinin Basın-Yayın Müdürlüğünü de yapan Muzaffer Deligöz, görevde kaldığı sürece “Milli Gençlik Dergisi”ni de yayınladı. 1971 de Diyanet İşleri Başkanlığı Basın Bürosunda görev alan Muzaffer Deligöz, “Diyanet” Dergisi ile “Diyanet” Gazetesinin ilk çıkışlarında görev aldı. 1973 de yayın hayatına giren “Milli Gazete”nin kuruluşunu ve İlk Yazı İşleri ve Genel Yayın Müdürlüğünü yaptı. 1981 tarihinde Suudi Arabistan’a giden Muzaffer Deligöz, 1981-1992 yıları arasında Suudi Tanıtma Bakanlığının ve Türk Elçiliğinin akredite ettiği gazeteci olarak çalıştı. Bu süre içinde; İslam Haberler Ajansının Türkiye temsilcisi ve Doğu Haber Ajansı olarak İslam Ülkeleri haberlerini Türk gazetelerine gönderdi. Yine bu süre içinde Türk için Hac süresinde yayınlanan “TÜRKÇE GAZETE” yi 6 yıl Türkçe olarak çıkardı.. 1992 yılında Türkiye’ye döndükten sonra çeşitli çalışmalar yapan Muzaffer Deligöz; 6 yıl “ÜSKÜDAR Fm” Radyosunun Danışmanı, 1 yıl da “Radyo Çağ”ın Genel Müdürü olarak görev yaptı.

“Milli Nizam Partisi’nin (MNP) Kuruluşu” için 2.239 yorum